Konservatif Yaklaşım ve Oksijen
Bası oluşturmayan ve gerilim belirtisi göstermeyen hafif pnömosefali olgularında çoğunlukla cerrahiye gerek kalmaz. Vücut havayı doğal kılcal dolaşımıyla rezorbe edebilir. Bu emilim sürecini hızlandırmak için tıp dünyasında en yaygın uygulanan yöntem normobarik yüksek akımlı oksijen tedavisidir.
Solunan havanın yüzde yetmiş sekizi azottur ve kafa içindeki hava kabarcığının da ana bileşeni azottur. Hastaya maskeyle yüksek konsantrasyonda oksijen verildiğinde kan dolaşımındaki azot parsiyel basıncı düşer. Bu durum difüzyon farkı yaratarak kafa içindeki azotun kana geçişini ve akciğerlerden atılmasını hızlandırır.
İlaç ve Takip İlkeleri
Hastalar genellikle başı otuz derece yükseltilmiş yatakta yatırılır. Ağrı kesiciler, öksürük baskılayıcılar ve dışkılama sırasında ıkınmayı önleyen laksatifler tedaviye eklenir. Enfeksiyon şüphesi durumunda kan-beyin bariyerini geçen geniş spektrumlu profilaktik antibiyotikler uygulanır.
Düzenli aralıklarla çekilen kontrol tomografileri ile hava kabarcıklarının küçülüp küçülmediği takip edilir.
Cerrahi Müdahale Şartları
Eğer hava iki haftadan uzun süre emilmiyorsa, gerilim pnömosefalisi gelişmişse ya da beraberinde durmayan bir BOS kaçağı mevcutsa cerrahi onarım şart hale gelir. Beyin cerrahları endoskopik yöntemle burundan girerek veya küçük bir kesiyle hava sızıntısına neden olan kemik çatlağını ve dura yırtığını doku yapıştırıcıları veya kas yamalarıyla kapatır.